[Üye Olmak İstiyorum] [Ana Sayfa] [Üye Arama]



SeViLeMeZSiN üyesinin yazdığı mesajlar
Kimden: SeviLemezsin

09.03.2026 00:23:31



Kime: NiLDa

Bazı insanlar vardır Kalabalıkların içinde bile zarafeti ve duruşuyla hemen fark edilir. Güçlü karakteriyle bulunduğu yere değer katan insanlar her zaman saygıyı hak eder. Bu sözlerim de tam olarak siz ve sizin gibi insanlara..


Kimden: SeviLemezsin

12.04.2012 18:36:18



Kime: hayat bir teselli

Bir zamanlar gökyüzünde birbirlerini
gerçekten çok seven bir bulutla yıldız vardı...
Bulut gökyüzünün en şeker, en pembe bulutu
yıldızsa en parlak, umudu en çok yansıtan yıldızıydı...

Gökyüzündeki her varlık onların sevgisini kıskanırdı...
Tatlı bir kıskançlıktı onlarınkisi... Ama biri vardı ki
bulut ve yıldızın ayrılmalarını yürekten istiyordu...
Hem de yıldızın en yakın arkadaşı olmasına rağmen...

Bulut biraz saftı, kimseyi kıramazdı...
Yıldızsa bulutu için elinden gelen her şeyi yapabilir,
herkese meydan okuyabilirdi... Zaten onun için
bir bulutu bir de çok sevdiği dostu peri vardı...
Bir derdi olduğunda gider periye anlatırdı...
Nereden bilebilirdi ki, perinin bir gün bunların hepsini
yıldızla bulutun ayrılmalari için kullanacağını?

Bir gün nazar değdi bulutla yıldıza...
Hiç yoktan bir sebepten tartıştılar.
Bulut, çekti gitti, hatalı olmasına rağmen.
Yıldızsa "Nasılsa bulutum beni seviyor,
dönecektir." diye düşündü... Fakat hiç bir şey
beklendiği gibi gitmedi... Bulut dönmedi.
Kim bilir, belki de cesaret edemedi dönmeye.
Tek bir gerçek vardı ki:
O da ikisinin de çok üzgün olduklarıydı...

Gökyüzündeki iyilik melekleri bile ağladılar
onların durumlarına ama ne fayda...

Ertesi gün yıldız olanları en yakın dostu periye anlattı...
Periyse göstermelik bir hüzne büründü...
Eline büyük bir fırsat geçmişti. Artık hayatı boyunca
kıskandığı kişiye karşı kozları vardı elinde.
O kişi, en yakın dostu yıldız olmasına rağmen
kullanacaktı kozlarını... Hem de büyük bir zevkle...

Bulutun yanına gitti ve yıldızın artık onu sevmediğini
söyledi. Bulutsa üzüldü, boynunu büktü ama elinden
hiç bir şey gelmeyeceğini düşündü...
Çünkü yıldız inatçıydı..
Bir kere olmaz dediyse, bir daha olur demezdi.
Peri de bulutun bu üzgün durumundan yararlanıp
ona olan sevgisini itiraf etti...
Bulut da kimseyi kıramadığı için perinin,
yıldızının yerine geçmesine izin verdi...

Yıldız, günlerce bulutunun dönmesini,
ondan af dilemesini bekledi... Ama bulut gelmedi.
Bir gün yıldız, bulutun yanına gidip,
konuşmaya karar verdi. Gece yola çıktı.

Bulut, dostu sandığı periyle birlikte ayda eleleydi...
Melekler dayanamayıp, tüm olan biteni anlattılar yıldıza...
Çok üzüldü ve çaresiz, döndü arkasını gitti...
Yavaş yavaş sönmeye başladı...

O günden sonra yıldız söndü, ışık veremez oldu..
Bulutsa artık ne o kadar pembe, ne de o kadar kadifeydi.

Yıldız, ilk zamanlar her şeyden vazgeçti, hayata küstü...
Ama kolay pes etmezdi.
Kısa bir süre sonra hayatıyla ilgili o önemli kararı verdi.

O güne kadar hiç görmediği güneşin yanına gidecekti
ve biraz daha ışık isteyecekti ondan. Çok geçmeden
daha önce hiç görmediği güneşin yanına gitti...
Ondan yansıtması için biraz daha ışık istedi...
Güneş ışık yerine sevgisini verdi yıldıza...

O gün bu gündür yıldız,
dünyaya güneşin sevgisini yansıtır....
Bulutsa hep gözyaşlarını akıtır dünyaya...
Bir de yüreğinde kopan fırtınaları...
ßy.£sRaR


Kimden: SeviLemezsin

12.04.2012 18:35:27



Kime: hayat bir teselli

Gördüğüm en güzel rüya senin olduğun,
Duyduğum en derin sevgi senin eserin,
Gördüğüm en güzel dünya senin gözlerin,
Ve kurduğum en güzel hayal sensin.

*Gül bahçesinde geçse de ömrüm ,
Senin üstüne gül koklamam gülüm!
Seni koklamak olsa da ölüm ,
İnan uğrunda ölmeye değersin gülüm

*Ne zaman tutsam ellerini,
Gözlerimin önünden mevsimler geçer.
Ne zaman gözlerin gözlerime değse
Samanyolundan bir yıldız düşer...

*Dünya unutursa dönmeyi,
Rüzgar unutursa esmeyi,
Aşıklar unutursa sevmeyi,
Belki o zaman unuturum seni

*Bir an buruk bir acı saplanırsa yüreğine,
gözlerin zamansız takılırsa,
kulakların zamansız deli gibi çınlarsa
bil ki bir yerlerde özlemişsindir

Sevgilerin en güzeli seni sevmek,
Özlemlerin en güzeli seni özlemek,
Ve hayatın tadı sabah kalktığımda,
Senin varolduğunu bilmek...

Gördüğüm en güzel rüya senin olduğun,
Duyduğum en derin sevgisenin eserin,
Gördüğüm en güzel dünya senin gözlerin,
Ve kurduğum en güzel hayal sensin.


Aşka burun kıvırmayin o çöl ortasında yemyeşil bir bahçedir.
O bahçeye layık bir bahçıvan olmak için,
Her bitkinin sürekli bakıma ihtiyaci olduğunu unutmayın.


Eğer öldüysen, şu anda yıldızlara uzanırsan,
yıldızların ışıklarını topla.
Taç şeklinde saçlarının arasında sonsuza dek parlasın.


Seni seviyorum diyebiliyorsam
Bu sende bütün insanlığı ,
Bir anlamda bütün canlı olan herşeyi,
Ve yine sende kendimi seviyorum demektir.


Gül bahçesinde geçse de ömrüm ,
Senin üstüne gül koklamam gülüm!
Seni koklamak olsa da ölüm ,
İnan uğrunda ölmeye değersin gülüm


Sevmek saçak altına sığınan göçmen kuşun,
Kar tanecikleri arasında uçuşan beyaz tüyünü görebilmektir.


Ben seni dün sevmedim çünkü dün bitti.
Ben seni bugün sevmedim çünkü bugün bitecek.
Ben seni yarın sevdim çünkü yarınlar hiç bitmeyecek


Mehtap sularda gümüşten bir iz bırakırken,
Gökte yıldızlar parlıyordu.
Yalnız kaldığım günler ve geceler,
Kalbim her yerde seni arıyordu.

Yaşamın kaynağı sevgiyse eğer,
Sevgi mutluluk, mutluluk paylaşmak,
Paylaşmak dostluk, dostluk hatırlanmak,
Hatırlanmak unutulmamaksa eğer, demekki sevilmişiz.


Eğer birgün bulusacağımız yere gelemezsem.
Dünyanın bütün renklerinden oluşan bir demet çiçek yaptır.
Çünkü beni senden ayıracak olan tek kuvvet,
Ölüm beni yakalamış demektir.


Sevmek seni seviyorum demek değil.....
Seni seviyorum derken titremektir..


Karlı bir çam ormanında nefes almak bahtiyarlığına benzer seni sevmek..


Yüzünü alıyorum elime yaşam budur ,
Bir gülün akşamı da budur
Seninle doğmak yeryüzüne her sabah
Ve silinmek seninle.


Sen yollara yürürsen , çiçekler de yürür,
şaşarım gülüşünün ardından güneş doğmazsa,
Bir çocuk kapıları kırıp kırlara koşmazsa,
Sen ufuk çizgisinin düşüncesiyle özgür,
Gülüşü ışık olupta yüzüme akan düş,
Sen uzak kıyıların adamı,
Sen benim yüreğimde açan gülsün..


Sevgilim yalan söylersem sana, kopsun ve mahrum kalsın dilim
Sana " SENİ SEVİYORUM" deme bahtiyarlığından sevgilim,
Yalan yazarsam sana kurusun ve mahkum kalsın elim ,okşayabilmek saadetinden seni
Sevgilim yalan söylerse sana gözlerim iki damla gözyaşı gibi avuçlarıma aksınlar
Ve göremesinler seni birdaha.


Bana geleceksen herşeyinle benim olarak gel.
Bir emanet gibi geldikten sonra,
Yanımda olmanın ne anlamı kalır ki

Seni Sen olduğun için değil ,
Seni bende bulduğum için seviyorum .


Güneşin doğduğu da bir gerçek battığı da...
Kalbimin attığı da bir gerçek, günün bittiği de..
Ne çıkar tüm gerçekleri saysak tek tek.
Seni Seviyorum ya, iste o en büyük gerçek...


Özlemek güzel şeydir, özlüyorsa Özlenen
Beklemek güzel şeydir, gelecekse beklenen
Sevmek güzel şeydir, seviyorsa sevilen...


Benim sevgim, zaman ve uzaklıkla sınırlı değildir.
Zamanı kaldırınca aynı andayız.
Uzaklığı kaldırınca aynı yerdeyiz.
O zaman her an ve her yerde seninle birlikteyiz...


Aşk yaşanır anlatılmaz..


Kalbim seni unutacak kadar hainse,
Ellerim onu parçalayacak kadar asidir.(


Kimden: SeviLemezsiN

20.08.2011 05:53:22



Kime: *rebel woman*

Bir zamanlar gökyüzünde birbirlerini
gerçekten çok seven bir bulutla yıldız vardı...
Bulut gökyüzünün en şeker, en pembe bulutu
yıldızsa en parlak, umudu en çok yansıtan yıldızıydı...

Gökyüzündeki her varlık onların sevgisini kıskanırdı...
Tatlı bir kıskançlıktı onlarınkisi... Ama biri vardı ki
bulut ve yıldızın ayrılmalarını yürekten istiyordu...
Hem de yıldızın en yakın arkadaşı olmasına rağmen...

Bulut biraz saftı, kimseyi kıramazdı...
Yıldızsa bulutu için elinden gelen her şeyi yapabilir,
herkese meydan okuyabilirdi... Zaten onun için
bir bulutu bir de çok sevdiği dostu peri vardı...
Bir derdi olduğunda gider periye anlatırdı...
Nereden bilebilirdi ki, perinin bir gün bunların hepsini
yıldızla bulutun ayrılmalari için kullanacağını?

Bir gün nazar değdi bulutla yıldıza...
Hiç yoktan bir sebepten tartıştılar.
Bulut, çekti gitti, hatalı olmasına rağmen.
Yıldızsa "Nasılsa bulutum beni seviyor,
dönecektir." diye düşündü... Fakat hiç bir şey
beklendiği gibi gitmedi... Bulut dönmedi.
Kim bilir, belki de cesaret edemedi dönmeye.
Tek bir gerçek vardı ki:
O da ikisinin de çok üzgün olduklarıydı...

Gökyüzündeki iyilik melekleri bile ağladılar
onların durumlarına ama ne fayda...

Ertesi gün yıldız olanları en yakın dostu periye anlattı...
Periyse göstermelik bir hüzne büründü...
Eline büyük bir fırsat geçmişti. Artık hayatı boyunca
kıskandığı kişiye karşı kozları vardı elinde.
O kişi, en yakın dostu yıldız olmasına rağmen
kullanacaktı kozlarını... Hem de büyük bir zevkle...

Bulutun yanına gitti ve yıldızın artık onu sevmediğini
söyledi. Bulutsa üzüldü, boynunu büktü ama elinden
hiç bir şey gelmeyeceğini düşündü...
Çünkü yıldız inatçıydı..
Bir kere olmaz dediyse, bir daha olur demezdi.
Peri de bulutun bu üzgün durumundan yararlanıp
ona olan sevgisini itiraf etti...
Bulut da kimseyi kıramadığı için perinin,
yıldızının yerine geçmesine izin verdi...

Yıldız, günlerce bulutunun dönmesini,
ondan af dilemesini bekledi... Ama bulut gelmedi.
Bir gün yıldız, bulutun yanına gidip,
konuşmaya karar verdi. Gece yola çıktı.

Bulut, dostu sandığı periyle birlikte ayda eleleydi...
Melekler dayanamayıp, tüm olan biteni anlattılar yıldıza...
Çok üzüldü ve çaresiz, döndü arkasını gitti...
Yavaş yavaş sönmeye başladı...

O günden sonra yıldız söndü, ışık veremez oldu..
Bulutsa artık ne o kadar pembe, ne de o kadar kadifeydi.

Yıldız, ilk zamanlar her şeyden vazgeçti, hayata küstü...
Ama kolay pes etmezdi.
Kısa bir süre sonra hayatıyla ilgili o önemli kararı verdi.

O güne kadar hiç görmediği güneşin yanına gidecekti
ve biraz daha ışık isteyecekti ondan. Çok geçmeden
daha önce hiç görmediği güneşin yanına gitti...
Ondan yansıtması için biraz daha ışık istedi...
Güneş ışık yerine sevgisini verdi yıldıza...

O gün bu gündür yıldız,
dünyaya güneşin sevgisini yansıtır....
Bulutsa hep gözyaşlarını akıtır dünyaya...
Bir de yüreğinde kopan fırtınaları...


Kimden: SeViLeMeZSiN

11.10.2009 17:37:32



Kime: SeViLeMeZSiN

Bir zamanlar gökyüzünde birbirlerini
gerçekten çok seven bir bulutla yıldız vardı...
Bulut gökyüzünün en şeker, en pembe bulutu
yıldızsa en parlak, umudu en çok yansıtan yıldızıydı...

Gökyüzündeki her varlık onların sevgisini kıskanırdı...
Tatlı bir kıskançlıktı onlarınkisi... Ama biri vardı ki
bulut ve yıldızın ayrılmalarını yürekten istiyordu...
Hem de yıldızın en yakın arkadaşı olmasına rağmen...

Bulut biraz saftı, kimseyi kıramazdı...
Yıldızsa bulutu için elinden gelen her şeyi yapabilir,
herkese meydan okuyabilirdi... Zaten onun için
bir bulutu bir de çok sevdiği dostu peri vardı...
Bir derdi olduğunda gider periye anlatırdı...
Nereden bilebilirdi ki, perinin bir gün bunların hepsini
yıldızla bulutun ayrılmalari için kullanacağını?

Bir gün nazar değdi bulutla yıldıza...
Hiç yoktan bir sebepten tartıştılar.
Bulut, çekti gitti, hatalı olmasına rağmen.
Yıldızsa "Nasılsa bulutum beni seviyor,
dönecektir." diye düşündü... Fakat hiç bir şey
beklendiği gibi gitmedi... Bulut dönmedi.
Kim bilir, belki de cesaret edemedi dönmeye.
Tek bir gerçek vardı ki:
O da ikisinin de çok üzgün olduklarıydı...

Gökyüzündeki iyilik melekleri bile ağladılar
onların durumlarına ama ne fayda...

Ertesi gün yıldız olanları en yakın dostu periye anlattı...
Periyse göstermelik bir hüzne büründü...
Eline büyük bir fırsat geçmişti. Artık hayatı boyunca
kıskandığı kişiye karşı kozları vardı elinde.
O kişi, en yakın dostu yıldız olmasına rağmen
kullanacaktı kozlarını... Hem de büyük bir zevkle...

Bulutun yanına gitti ve yıldızın artık onu sevmediğini
söyledi. Bulutsa üzüldü, boynunu büktü ama elinden
hiç bir şey gelmeyeceğini düşündü...
Çünkü yıldız inatçıydı..
Bir kere olmaz dediyse, bir daha olur demezdi.
Peri de bulutun bu üzgün durumundan yararlanıp
ona olan sevgisini itiraf etti...
Bulut da kimseyi kıramadığı için perinin,
yıldızının yerine geçmesine izin verdi...

Yıldız, günlerce bulutunun dönmesini,
ondan af dilemesini bekledi... Ama bulut gelmedi.
Bir gün yıldız, bulutun yanına gidip,
konuşmaya karar verdi. Gece yola çıktı.

Bulut, dostu sandığı periyle birlikte ayda eleleydi...
Melekler dayanamayıp, tüm olan biteni anlattılar yıldıza...
Çok üzüldü ve çaresiz, döndü arkasını gitti...
Yavaş yavaş sönmeye başladı...

O günden sonra yıldız söndü, ışık veremez oldu..
Bulutsa artık ne o kadar pembe, ne de o kadar kadifeydi.

Yıldız, ilk zamanlar her şeyden vazgeçti, hayata küstü...
Ama kolay pes etmezdi.
Kısa bir süre sonra hayatıyla ilgili o önemli kararı verdi.

O güne kadar hiç görmediği güneşin yanına gidecekti
ve biraz daha ışık isteyecekti ondan. Çok geçmeden
daha önce hiç görmediği güneşin yanına gitti...
Ondan yansıtması için biraz daha ışık istedi...
Güneş ışık yerine sevgisini verdi yıldıza...

O gün bu gündür yıldız,
dünyaya güneşin sevgisini yansıtır....
Bulutsa hep gözyaşlarını akıtır dünyaya...
Bir de yüreğinde kopan fırtınaları...
ßy.£sRaR


[1]  


counter